Hürriyet Bumerang


5 Ekim 2013 Cumartesi

Yemek ve Sağlık

Kız çocuklarından mutfağa girmeden büyüyenlerin en çok dertli olduğu konudur yemek yapma işi, mutfakta büyüyüpte günün temposundan vakit bulamayıp yemek yapma işinden dertli olanlar kategorisine girenlerin sayısı da az değil.Günümüzde kadınların da yoğun olarak çalışması  ve iş hayatına atılaması ile birlikte evin reisinin eve geldiği zaman, şatafatlı sofraların kurulup dolmaların doldurulduğu, zeytin yağlı sarmaların sarıldığı vakitler geride kaldı (Benim karı hala yapıyor diyen istisnalar çıkabilir arada, ben genel olarak konudan bahsediyorum ona göre).

Hazır yiyeceklerin bolluğu, fast foodların çokluğuna büyük şehirlerin yoğun temposu, zamanın sürekli kısıtlı ve yetersiz olması da eklenince sağlıksız beslenmeye ve obeziteye doğru ülke olarak yelken açmış ilerliyoruz.İnsanların hazır gıda ve yiyeceklere yönelmesi ile birlikte gözü doymayan yatırımcılarda bu sektöre müthiş yatırımlar yapıyor.Büyük mağazalara uğradığınızda en üst katlar yemekler için ayrılmış, süslenmiş püslenmiş, hazır gıdalarla tıka basa doldurulmuş buraya bir daldığınızda artık çıkamıyorsunuz, arada bir serpiştirilmiş bazlama-mazlama tarzı mekanlarda gördüğünüzde aklınıza yöresel tatlar geliyor olabilir fakat adam bazlamayı yapıp üzerine hakiki tereyağı sürmeyip içinde makina yağı hariç içinde binbirtürlü element olana çakma yağdan sürünce ve içindeki peyniri binbirtürlü üçkağıtla peynir haline getirilip bazlamanın içine  peynir diye kattığını gördükten sonra artık kafamda ben bunlarıda yöresel tatlar kategorisinden çıkardım ve bunlarıda hazır gıda kategorisine aldım.Hazır gıda sektörünün tavan yaptığı yerde yoğun yemek kokularının birbirine karıştığı anda midenizin kazındığını hissederek binbir türlü yemek oyunu ile yapılmış hazır gıdaların içinde bulup dalıyorsunuz bir mekana yemeği yedikten sonra garsonun gelipte efendim birde tatlı alırmısınız dediğinde milletin birbirine bakıp birkişinin alalım dedikten sonra diğerlerininde sırayla bende alabilirmiyim nidaları ile patır patır dökülmesinin ardından zaten full olan deponun ziplenerek birazdaha yer açılması olayıda hakiketen şaşırtıcı, millet olarak doyumsuzuz, hadis var kardeşim midenin 3/1'i boş kalacak diye, niye uymuyorsun? Tatlıyıda yiyip deponun 3/1 lik toleransının tıkabasa dolması ile birlikte binbirtülü yemek oyunları ile süslenip-püslenip göze hoş gelen yendiği anda lezzetli gelip, sonradan rahatsız eden yemek çeşitleri ile mideyi şişirip üzerinede kol gibi hesabı ödeyip elhamdülillah deyip yola koyuluyoruz.

Tamam amenna teknoloji ilerledikçe hayat kolaylaşıyor, buna diyecek birşeyimiz yok, ilerleyen teknoloji sayesinde gıdaların raf ömrü de artıyor ama insan ömrü kısalıyor be kardeşim
O yüzden lütfen yediklerimize dikkat edilim, sağlığımıza dikkat edelim.

0 yorum:

Yorum Gönder